Hızlı Erişim

Menü

Kadın cinayetlerine karşı yapılan basın açıklaması

30.03.2011
2054

 

Bugün burada Dilber ve Dilberin şahsında katledilen bütün kadınlar için yürüyen kadınlara, Dilber’in yaşarken taşıdığı yüreğinin güzelliğiyle selamlıyorum.

Evet, kadınlar olarak aklımızın ve yüreğimizin kabullenmekte zorlandığı, daha doğrusu kabullenmediği acı bir olayın ardından burada Dilberin evinde bir araya geldik. Öncelikle sizlere O’nu tanıyan biri olarak Dilber’den biraz bahsetmek istiyorum. Dilber yüreği sevgi dolu,yardımsever,onurlu ve onurlu yaşamayı tercih eden emekçi bir kadındı.Yaşamın tüm acımasızlığına ve yalnızlığına rağmen mücadeleci bir kadındı.İki çocuğu vardı,eşinden ayrıydı.Çocuklarının başındaydı,onlara iyi bir gelecek sağlamak için emeğiyle,alınteri ile çalışmaktaydı.Kimseye bir kötülüğü olmamıştı.Tam tersine iyiliği dokunmuştu.Dilber, yalnızlığına rağmen geleceğe umutla bakabilen,hayata dair güzel hayalleri olan bir kadındı.Fakat Dilber’in umutlarına, hayallerine,yaşama inatla sarılmasına dahi tahammül etmeyen,kör,karanlık zihniyet sahipleri, kendi acizliklerine yenik düşüp,çözümü O’nu katletmekte buldular.Tıpkı Ayşe Paşalı,tıpkı Arzu Yıldırım,tıpkı Hatice’nin katilleri gibi.

Biz bu kör ve karanlık zihniyete yabancı değiliz. Kadın katliamlarına da yeni şahit olmadık, biz bu karanlık zihniyete, kadınlara uygulanan baskı ve şiddete de yeni şahit değiliz. Öteden beri var olan kadınların üzerine karabasan gibi çöken erkek egemen anlayışa hiç yabancı değiliz.FAKAT ARTIK YETER DİYORUZ. YETER.

Son sekiz yılda ülkemizde 5000 civarında kadın katledildi.TÜIK’verisi olan bir istatistik.Dile kolay tam beş bin kadın.Her biri ayrı bir dram ve acı olan beşbin kadın.Baktığımız zaman şunu görüyoruz:kadınlara karşı alenen yürütülen bir savaşta öldürülen kadınlar. . Bu rakam sadece hayatını kaybeden kadınların sayısı.Ya her gün eşinden, yakınından şiddet gören ,ya da taciz ve tecavüze uğrayan kadınların sayısını net olarak bilen var mı?Bilinmez.

Dilber yaşam hakkı elinden alınan kadınların son halkalarından biriydi desek de daha dün basında çıkan haberlere baktığımızda belikli son halkası olmayacak

Ama artık kadınların daha fazla tahammülü kalmadı bu katliamlara, bu şiddete. Başta siyasi iktidar olmak üzere,tüm kurum, kuruluşlar ve toplumda yaşayan her bireyin artık aklını başına alması gerekiyor.Toplum olarak artık ölüm uykusundan uyanmamız,gerçeklerimizle yüzleşmemiz, kendimizi yeniden var etmemiz gerekiyor.Her şeyden önce kadınların da bir insan olduğu,yaşama haklarının da en doğal ve en kutsal hakları olduğu hiçbir zaman unutulmadan gereken azami duyarlılığın sağlanması gerekiyor.

Ben ve burada bulunan bütün kadınlar buradan ilgililere şunu özellikle hatırlatıyor ve uyarıyoruz.Dilber’in katil ya da katilleri bir an evvel bulunmalı ve gereken hesap sorulmalı hak edilen cezalar verilmelidir.Yine Dilber gibi katledilen kadınların katillerine de gereken caydırıcı cezalar verilmelidir.Verilmelidir ki,kadınların katliamını reva gören karanlık zihniyet cesaret almamalıdır.Daha da önemli bir durumu ifade etmek gerekir,o da şudur.Kadınları ikinci sınıf varlık olarak gören,onları birçok haktan mahrum gören,insan olduklarını unutan erkek egemen zihniyetin,sorgulanıp toplum nezdinde mahkum edilmesi,kadınları katlederek sorunların çözülmeyeceğini anlatmak gerekiyor.Bu kör zihniyetin aydınlatılması gerekir.Ben konuşmamı fazla uzatmadan gerek Dilber ve gerekse Dilber gibi katledilen diğer kadınlar için yürüdüğünüz ve sessiz kalmadığınız için Dilber adına hepinize teşekkür ediyorum.
 
                                                                                                          Av. Fatma KALSEN
                                                                                                         Tunceli Baro Başkanı