HUKUKİ SÜREÇ...
Tarih: 29.12.2025 | Okunma Sayısı: 57

 

Dersim, Pülümür bölgesi Çakırkaya köyü ile Dereboyu köyü sınırları içerisinde bulunan Hel Dağı ve çevresinde, hukuka aykırı biçimde yürütülen krom madenciliği faaliyetleri, yalnızca bir çevre sorunu değil; yaşam hakkına, inanç özgürlüğüne ve toplumsal barışa yönelik ciddi bir tehdit haline gelmiştir.

Söz konusu madencilik faaliyetleri, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci işletilmeden, ÇED Olumlu Kararı alınmaksızın başlatılmış olup, bu durum Anayasa’nın 56. maddesine, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na ve ilgili mevzuata açıkça aykırıdır.

Hel Dağı ve çevresi, yalnızca ekolojik açıdan değil; Alevi inancı bakımından da kutsal kabul edilen, ziyaretgâhların ve inanç pratiklerinin sürdürüldüğü yaşayan bir inanç alanıdır.

Alevi inancında doğa; insanın tasarrufuna bırakılmış bir nesne değil, korunması gereken canlı bir varlık olarak kabul edilir.

Bu nedenle Hel Dağı’nda gerçekleştirilen her türlü tahribat, yalnızca çevre hakkının değil; aynı zamanda inanç özgürlüğünün ihlali anlamına gelmektedir.

Madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü alan;koruma altında bulunan yaban hayvanlarının yaşam alanı niteliğinde olup, aynı zamanda Pülümür Çayı havzasına ait önemli su kaynaklarını barındırmaktadır. Söz konusu alan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kararıyla Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak tescil edilmiş olmasına rağmen, yürütülen madencilik faaliyetleri Malatya–Elazığ–Bingöl–Tunceli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’na açıkça aykırıdır. Bu koşullar altında sürdürülen her türlü faaliyet, geri dönülmesi mümkün olmayan çevresel, kültürel ve inançsal zararlar doğurmaktadır.

Barolar, Anayasa ve Avukatlık Kanunu uyarınca; Hukukun üstünlüğünü, İnsan haklarını, Çevre ve yaşam hakkını, İnanç özgürlüğünü korumakla yükümlüdür.

Dersim Barosu olarak, Hel Dağı ve çevresinde yürütülen hukuka aykırı madencilik faaliyetlerine karşı sessiz kalmamız mümkün değildir.

İlgili tüm idareleri; hukuka aykırı biçimde sürdürülen krom madenciliği faaliyetlerini derhal durdurmaya, Hel Dağı ve çevresinin doğal ve inançsal bütünlüğünü korumaya, Çevre hakkı ve inanç özgürlüğüne uygun davranmaya davet ediyoruz.

Bu doğrultuda gerekli idari ve hukuki başvurular Dersim Barosu tarafından yapılmış olup, sürecin takipçisi olunacaktır.

Hel Dağı’nı korumak; hukuku, yaşamı ve temel hakları korumaktır.

Dersim Barosu olarak, doğaya, inanca ve hukuka yönelen her türlü ihlalin karşısında durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.

 

DERSİM BAROSU YÖNETİM KURULU

 

 

 

 

 

ETKİNLİK TAKVİMİ

1.01.2026
AV. Doğukan KUDAT
BARO BAŞKANI

© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.