Hızlı Erişim

Menü

DOĞU - GÜNEYDOĞU BAROLARI KADIN HAKLARI MERKEZ VE KOMİSYONLARINDAN GÜLİSTAN DOKU AÇIKLAMASI...

21.04.2026
9

ORTAK AÇIKLAMA

BASINA VE KAMUOYUNA

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kaybolmuş ve aradan geçen yaklaşık altı yıla rağmen hâlâ akıbeti belirlenememiştir. Bu süre zarfında yürütülen arama faaliyetleri ve soruşturma işlemleri, kamuoyunun beklentilerini karşılayacak bir sonuç üretmemiş; aksine dosya yıllar içinde giderek daha fazla soru işaretiyle birlikte anılır hale gelmiştir. Bir genç kadının hayatına ne olduğu sorusunun altı yıldır yanıt bulamaması, yalnızca bireysel bir kayıp vakası değil, aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin etkinliği açısından son derece ağır bir tabloyu ortaya koymaktadır.

Geçen bu uzun süre boyunca Gülistan Doku’nun nerede olduğu, başına ne geldiği ve olayın nasıl gerçekleştiğine dair en temel sorular dahi tatmin edici biçimde cevaplandırılamamış; dosya adeta zamana bırakılarak etkisiz hale getirilmiştir. Bu durum, kamu vicdanında derin bir yara oluşturmuş, adalete duyulan güveni ciddi biçimde zedelemiş ve cezasızlık algısını güçlendirmiştir. Özellikle kadınların kaybolduğu veya şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği dosyalarda benzer örneklerin tekrar etmesi, bu dosyanın yalnızca bireysel bir olay değil, yapısal bir sorunun parçası olduğunu göstermektedir.

Soruşturmanın başlangıcından bu yana geçen süreçte dosyada kalıcı ve sonuç alıcı bir ilerleme sağlanamamış; delillerin toplanması, değerlendirilmesi ve soruşturmanın derinleştirilmesi noktasında ciddi eksiklikler yaşanmıştır. Ancak son dönemde dosyaya yansıyan yeni gelişmeler, kamuoyunun yıllardır dile getirdiği ciddi şüpheleri güçlendirmiş ve soruşturmanın yeniden, daha kapsamlı biçimde ele alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu çerçevede dosyada yer alan bazı beyanlar, kamuoyuna yansıyan açıklamalar ve itiraf niteliği taşıdığı ifade edilen ifadeler, olayın seyrini değiştirebilecek nitelikte değerlendirilmekte; soruşturmanın cinayet şüphesi kapsamında genişletildiği yönündeki bilgiler ise dosyada yeni bir aşamaya geçildiğini göstermektedir.

Bu gelişmeler, bir yandan maddi gerçeğe ulaşılması bakımından umut verici bir süreci işaret ederken, diğer yandan da altı yıl boyunca neden etkili bir soruşturma yürütülmediği sorusunu çok daha ağır ve kaçınılmaz bir şekilde gündeme getirmektedir. Zira bu kadar kritik bir dosyada yıllar boyunca ilerleme sağlanamaması, yalnızca teknik bir eksiklik olarak değerlendirilemez; bu durum, adaletin gecikmesine ve gerçeğin örtülmesine yol açan ciddi bir yapısal soruna işaret etmektedir.

Kadınların yaşam hakkının korunması, kayıp ve şüpheli ölüm vakalarının etkin, hızlı ve bağımsız şekilde soruşturulması devletin tartışmasız yükümlülüğüdür. Ancak Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan tablo, bu yükümlülüğün yıllar boyunca gereği gibi yerine getirilmediğini ve cezasızlığın giderek yerleşik bir hale geldiğini göstermektedir. Bir genç kadının altı yıl boyunca akıbetinin belirlenememiş olması, yalnızca bir soruşturma eksikliği değil, aynı zamanda yaşam hakkının korunmasına ilişkin ciddi bir ihlaldir.

Dosyada yaşanan gecikmeler, delillerin zamanında ve yeterli şekilde toplanmaması, soruşturmanın şeffaf yürütülmemesi ve kamuoyuna yeterli bilgilendirme yapılmaması, etkili soruşturma yükümlülüğünün açık bir şekilde ihlali anlamına gelmektedir. Bununla birlikte arama faaliyetleri sürecinde görev alan bazı kamu görevlilerine ve idari makamlara ilişkin ortaya atılan ciddi iddialar, yalnızca bireysel sorumlulukları değil, aynı zamanda kamu gücünün kullanımı bakımından daha geniş ve çok katmanlı bir sorumluluk alanını da gündeme taşımaktadır. Delillerin karartıldığı, sürecin yönlendirildiği ve soruşturmanın etkisiz hale getirildiği yönündeki iddialar ise mutlaka tüm yönleriyle, bağımsız ve tarafsız biçimde araştırılmalıdır.

2024 senesinde ilimize atanan kadın Cumhuriyet Başsavcısı ile birlikte,soruşturmanın seyrinde dikkat çekici bir değişim yaşandığı görülmektedir. Dosyanın yeniden açılması, özel bir soruşturma ekibinin oluşturulması ve olayın artık yalnızca “kayıp vakası” olarak değil, cinayet şüphesi kapsamında ele alınmaya başlanması, gecikmiş olsa da önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Bu değişim, yıllardır tıkanan sürecin yeniden hareket kazanması açısından kritik bir aşamaya işaret etmektedir.

Bununla birlikte, soruşturma dosyasına ve kamuoyuna yansıyan itiraf niteliği taşıdığı ifade edilen beyanlar ile birlikte yeni delil ve anlatımların ortaya çıkması, dosyanın artık geri dönüşü olmayan bir noktaya geldiğini göstermektedir. Bu aşamada en temel beklenti; yalnızca soruşturmanın genişletilmesi değil, tüm sorumluların makam ve mevki farkı gözetilmeksizin ortaya çıkarılması, suça iştirak eden kişi ve yapılar hakkında derhal işlem yapılması ve adaletin gecikmeksizin tesis edilmesidir.

Bugün gelinen noktada artık yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir soru sorulması zorunludur: Altı yıldır bir genç kadının akıbeti neden aydınlatılamamıştır ve bu karanlık neden bu kadar uzun süre devam ettirilmiştir? Bu sorunun cevabı, yalnızca dosyanın değil, aynı zamanda adalet sistemine olan güvenin de yeniden inşası açısından belirleyici olacaktır.

Bizler Doğu- Güneydoğu Bölge Baroları Kadın Hakları Merkezleri olarak; kadınlara yönelik şiddet, kayıp ve şüpheli ölüm vakalarında cezasızlığa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi, yaşam hakkının ihlal edildiği hiçbir dosyada sessiz kalmayacağımızı ve sorumlular yargı önünde hesap verene kadar bu sürecin takipçisi olacağımızı bir kez daha kamuoyuna ilan ediyoruz.

Gülistan Doku’nun akıbeti tüm yönleriyle aydınlatılana, tüm sorumlular eksiksiz biçimde ortaya çıkarılana ve etkin bir yargılama süreci tamamlanana kadar bu dosyanın peşini bırakmayacağız.

Doğu- Güneydoğu Bölge Baroları Kadın Hakları Merkez ve Komisyonları

 


İMZACI BAROLAR

1-Dersim Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu

2-Van Barosu Kadın Hakları Merkezi

3-Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi

4-Mardin Barosu Kadın Hakları Merkezi

5-Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Merkezi

6-Batman Barosu Kadın Hakları Merkezi

7-Elazığ Barosu Kadın Hakları Komisyonu

8-Ağrı Barosu Kadın Hakları Komisyonu

9-Şırnak Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Merkezi

10-Muş Barosu Kadın Hakları Merkezi

11-Iğdır Barosu Kadın Hakları Komisyonu

12-Hakkari Barosu Kadın Hakları Merkezi

13-Gaziantep Barosu Kadın Hakları Merkezi

14-Adıyaman Barosu Kadın Hakları Merkezi

15-Bitlis Barosu Kadın Hakları Merkezi

16-Erzincan Barosu Kadın Hakları Komisyonu