BASINA VE KAMUOYUNA
BASINA VE KAMUOYUNA
Bilindiği gibi 2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta Türkiye ve insanlık tarihinin en karanlık anlarından biri yaşandı. 37 insan Madımak otelinde devletin seyirci kaldığı ve halen kalmakta olduğu bir katliamda diri diri yakıldılar.
Katliam anında seyirci kalan devlet maalesef yargılama aşamasında da faillerin bulunması ve cezalandırılması konusunda yeterli girişimde bulunmadı ve davanın zamanaşımına uğramasını sağlayarak bir nevi katillerin ödüllendirilmesini sağladı.
Yaşanan bu katliam ve sonrasındaki gelişmeler Alevi-Kızılbaş yurttaşlarımıza yönelik yüzyıllar boyu devam eden sürecin bir halkasıdır. Nitekim Alevi-Kızılbaşlara yönelik bu tür hareketlerin sert bir şekilde cezalandırılmaması, soruşturulmaması yüzündendir ki bugün Türkiye’nin çeşitli kentlerinde pervasız bir şekilde Alevilerin ibadet mekanlarına, evlerine işaretler konulmakta, hayasızca hakaretler yapılmaktadır.
Yaşanan gelişmeler Alevi-Kızılbaş yurttaşlarımızı yeni sıkıntıların, ayrımcılıkların beklediğini göstermektedir. Ancak bilinmesi gereken şudur ki artık Alevi-Kızılbaş yurttaşlar ve onların temsilcileri olarak bizler varlığımıza, kültürümüze yönelik bu tür hareketler ve davranışlar karşısında artık daha fazla sessiz kalmayacağız. Haklarımızı ve varlığımızı insan hakları, hukuk ve evrensel değerler çerçevesinde savunmaya devam edeceğiz.
Bir kez daha bu vesileyle 2 Temmuz 1993 günü yaşamını yitiren aydınlarımızı saygı ile anıyoruz.
TUNCELİ BAROSU BAŞKANLIĞI
