ABRACADABRA.. GERÇEK YOK EDİLMEYECEK…
Karanlığı bıçakla yırtan rüzgarın
Kanatları bir alev topu gibi kanatlanan kartalın dokunduğu dağlarındayım
Ejderhalar mı bu yeri göğü yakan
Bir is gibi dağılıyor kafamdakiler
Kaldırımlar, koca canavarlar..
Ötesindeyim bir devrin
Biten bir umut gibi
Ne çok yaşamışım oysa
Bir fil doğuruyor, karnında intiharlar çoğalıyor..
Dokunduğun hissettiğin gibi değil.
Bir acı çoğalıyor..
Bugün de eskisi gibi hatırlanıyor adın..
Adın bir cinayet sofrasında yudumlanan kan..
Hangi toprağa gömdüler kim bilebilir..
Katilin aramızda..
Katilin çocukların düşlerini çalan çakallar gibi
Dolanıyor aramızda..
Zırhlı bir birlik geçiyor durmadan, durmadan sirenleri sessiz, kimliği belirsiz..
Hiç öğrenememiş vicdanı, aşkı, ızdırabı, acıyı..
Hiç öğrenememiş bir cana kıyılamayacağını..
Sanki bir ana doğurmamış hiç, sanki hiç sevmemişler gibi..
Oysa denize düşen bir itiraf gibi ilerliyor, dalgalıdır biliyoruz..
Toprağa saplanan kazma, kürek..
Aklımızda arıyoruz kaç zamandır..
Külle dövülen bir resim, çizik çizik
Bir yara gibi kanayan..
Damla damla cinayet kokuyor adın..
Adın aramızda, seni kimler aldı..
Sen Gülistan, Doku’nuyorsun ömrümüzün bir yerine..
Dokunabiliyorlar mı acaba sana kıyanlara..
Koruyup kollayanlar saatli bir bomba..
Her an patlayacak gibi oysa..
Kan akıyor bir yerlerinden, nefesin taze kokuyor..
Saklanıyor bedenine değen göz yaşın..
Ahın havada asılı kalıyor..
Kainatın ortasında karanlık adamlar..
Saklanıyor cellat kısa boylu, saçları ağarmış..
On sekizini geçmiş çocuktun oysa..
Anan şimdi karnında toprak taşıyor..
Bu bir anlatı değil, kayda geçirilmiş bir hak ihlalidir. Burada ifade edilen acı, bireysel bir trajedi olarak görülemez; kamu gücünün kullanımıyla doğrudan bağlantılı bir sorumluluk alanını işaret eder. Şiirin bittiği yerde, artık vicdan değil, hukuk konuşmak zorundadır.
Ve bu metin, tam da bu zorunluluğun ifadesidir. Suskunluğunuz delildir, gecikmeniz sorumluluktur, ihmaliniz suçtur. Bu noktadan sonra her kelime, kamu adına kullandığınız yetkinin hesabını verme yükümlülüğünü hatırlatır.
Bu sözler bir uyarı değil, geçmişe dönük bir tespittir. Anlatılan şey ihtimal değil; ihmal pratiğinin sonucudur.
Bir genç kadının kayboluşu karşısında yetkisi olanların sorumluluk almaktan kaçtığı, dönemin valisinin kamu gücünü gerçeği ortaya çıkarmak için değil sessizliği yönetmek için kullandığı, dönemin savcılarının ise dosyayı ilerletmek yerine bekletmeyi tercih ederek adaletin zamanla kendiliğinden yok olacağını varsaydığı bir süreçte, Gülistan Doku altı yıldır bulunamıyor, çünkü devleti temsil eden dönemin valisi ve savcıları görevlerini yerine getirmedi.
Gülistan'ın kayboluşunun aydınlatılmamasından ihmalen ya da kasten sorumlu olan dönemin kamu görevlilerinin, yargı önüne bir an evvel çıkarılmaları gerekmektedir.
Abracadabra; gerçeği yok edenlerin kelimesidir. Biz sihre değil, adalete inanıyoruz.
Bir rüzgârın bu karanlığı yırtacağına inanıyoruz.
Dersim Barosu Yönetim Kurulu