TUNCELİ
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
ORMAN YANGINLARI NEDENİYLE YAPILAN SUÇ DUYURUSU
Tarih: 03.09.2012 23:00:00 | Okunma Sayısı: 2632 | | |
 

TUNCELİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

 

 

 

03.09.2012

 

MÜŞTEKİLER:

1. İNSAN HAKLARI DERNEĞİ TUNCELİ TEMSİLCİLİĞİ

 

2. TUNCELİ BAROSU BAŞKANLIĞI

 

 

ŞÜPHELİLER:

Soruşturma neticesinde tespit edilecek olan ve Tunceli ili sınırları içerisinde Olağanüstü Hal’in uygulanmaya başlandığı tarih olan 19.07.1987 tarihinden günümüze kadar kasten orman yakan şahıslar.

 

 

SUÇ:

Kasten Orman Yakmak

 

 

SEVK MADDESİ:

6831 Sayılı Orman Kanunu Md. 110

 

 

DELİLLER:

1.      Tanık

2.      Tunceli Orman İşletme Müdürlüğü kayıtları

3.      Kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtları

4.      İdarî ve adlî soruşturma dosyaları

5.      Yangın Raporları

6.      Bilirkişi

7.      Medya’da çıkan haberler

8.      Her türlü hukuksal delil

 

 

HUKUKSAL SEBEPLER:

1.      Savaş Suçlarının ve İnsanlığa Karşı Suçların Zamanaşımına Uğramaması Sözleşmesi

2.      Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

3.      Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme

4.      Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Roma Statüsü

5.      Anayasa

6.      Ceza Muhakemesi Kanunu

7.      Orman Kanunu

8.      Çevre Kanunu

9.      Avukatlık Kanunu

10. Birleşmiş Milletler Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması ve Geliştirilmesinde Toplumsal Kuruluşların [Organların] Grupların ve Bireylerin Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge

ŞİKÂYET SEBEPLERİ:

 

1.

Tunceli ilinde özellikle Olağanüstü Hal’in ilan edildiği tarihten bu güne her sene sürekli olarak orman yangınları meydana gelmiştir. Yangınların meydana geldiği orman sahalarına yakın alanlarda meskûn olan yöre halkının anlatımına göre bahsi geçen yangınlar genellikle askerî operasyonlar sürecinde kullanılan mühimmatın etkisi ile çıkmaktadır. Ormanlık alanlarda yangın çıkarması kuvvetle muhtemel olan ağır silahların kullanılması ve bu alanların, yangın çıkaracağı bilinmesine rağmen bombalanması ağır bir hukuka aykırılık ihtiva etmektedir.

 

Özellikle 1993/94 yıllarında ilimizde meydana gelen köy boşaltma / yakma pratiği ile eşzamanlı olarak orman yangınlarında da ciddi bir artış meydana gelmiştir. Anılan tarihlerde orman yakma pratiğinin, silahlı örgütlerle mücadelede bir araç olarak kullanıldığı da bilinen bir durumdur.

 

Vurgulamak isteriz ki son dönemlerde de ilimizde muhtelif sahalarda askerî operasyonlardan kaynaklı olarak çok sayıda orman yangını meydana gelmiş ve anılan yangınlar günlerce devam etmiştir.

 

Özellikle Tunceli Nazımiye ilçesi ile Elazığ Karakoçan sınırları dahilinde Peri Suyu üzerinde yapımı kararlaştırılan Pembelik Barajı ve HES’in göl sahası olarak tasarlanan alanda

[ Nazımiye ilçesi Aşağı Doluca Köyü mevkii] geçen günlerde çıkan orman yangını son derece şüphelidir.

 

2.

İlimizde çok sıklıkla orman yangını meydana gelmesine rağmen haricen aldığımız bilgilere göre bugüne kadar haklarında ceza davası açılmış kimse bulunmamaktadır. Yapılan suç duyuruları veya re’sen açılan ceza soruşturmaları da genellikle “Takipsizlik” le sonuçlanmaktadır. Tunceli’de meydana gelen orman yangınları açısından adeta bir cezasızlık politikası bulunmaktadır. İlimizde geçmişten bu yana çok sayıda orman yangını meydana gelmesine rağmen anılan yangınlara sebebiyet verenlerin cezalandırılmaması hukuk açısından vahim bir duruma işaret ettiği gibi Cumhuriyetin temel niteliklerinden olan anayasal hukuk devleti olgusunu da ağır bir şekilde ihlâl etmektedir.

 

Belirtmek isteriz ki yöremizde meydana gelen orman yangınlarındaki süreklilik sadece ormanların değil genel olarak ekolojinin, çevrenin ağır tahribine de sebebiyet vermektedir. İlimizde Munzur Vadisi Millî Parkı gibi doğa koruma statülerine sahip özellikli alanlarında bulunduğu nazara alındığında meydana gelen yangınların neticeleri daha iyi algılanabilir. Ki millî park alanında da sıklıkla yangın çıktığı bilinmektedir.

 

Orman yangınları yöre halkını moral/motivasyon yönünden de olumsuz olarak ağır şekilde etkilemektedir.

 

3.

Anayasa’nın Ormanların korunması ve geliştirilmesi kenar başlıklı 169 ncu maddesinde:

 

Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.

 

Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

 

Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.

 

Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz. hükmü bulunmaktadır.

 

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 110 ncu maddesinde:

 

76 ncı maddenin (a) bendinde belirtilen fiili işleyenlere elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

 

76 ncı maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.

 

Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet verenler iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak failin yangının söndürülmesine ve etkilerinin azaltılmasına yönelik çabaları veya meydana gelen zararın azlığı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza yarısına kadar indirilir. Zararın belirlenmesinde yangın sonucu tamamen yanan ağaç ve ağaççıkların değeri, kısmen yanan ağaç ve ağaççıkların değerinde meydana gelen azalma, alt tabaka orman örtüsünün yanması nedeniyle oluşan zarar ve toprağın humuslu tabakasının yanması nedeniyle meydana gelen verim kaybı dikkate alınır.

 

Kasten orman yakan kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

 

Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarını yakan kişi müebbet hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

 

Bu maddede yazılı suçların işlenmesi sebebiyle, ölüm veya yaralanmanın meydana gelmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı cezaya hükmolunur. hükmü bulunmaktadır.

 

4.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Roma Statüsü’nde “ağır bir biçimde doğal çevreye zarar vereceğinin bilincinde olarak saldırı başlatılması” ağır uluslararası bir suç olarak tanımlanmıştır.

 

 

5.

Tunceli ilinde meydana gelen yangınlara dair tüm yangın raporları ile soruşturma dosyalarının celp edilerek incelenmesi halinde şikâyet konusu vakıaların delillerine kısmen ulaşılabilecektir.

 

6.

Gerek hali hazırda yayımlanan süreli-süresiz yayınlar ve gerekse de geçmişte yayımlanan süreli-süresiz yayınların Tunceli ili yangınlarını konu edinen haber içeriklerinin celp edilerek incelenmesi halinde de şikâyet konusu vakıaların delillerine kısmen ulaşılabilecektir.

 

7.

Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle Anayasa’nın 56 ncı maddesinin, Çevre Kanunu’nun 3 ve 30 ncu maddelerinin, Avukatlık Kanunu’nun 76 ve 95 nci maddelerinin, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun,  Birleşmiş Milletler Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması ve Geliştirilmesinde Toplumsal Kuruluşların [Organların] Grupların ve Bireylerin Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge’nin tarafımıza verdiği görev ve yetkiyi kullanarak şüpheliler hakkında Anayasa’nın 40 ncı, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 2 nci ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13 ncü maddeleri çerçevesinde etkili soruşturma yürütülmesi v.s. amacıyla başvuruda bulunma gereği doğmuştur.

 

 

SONUÇ:

Yukarıda arz ve izah edilen sebepler ve re’sen tespit edilecek sebeplerle:

1.

Soruşturma icrasına,

 

2.

Orman yangınlarının çıktığı tüm sahaların yakınında meskûn yöre halkından tanıklık yapabilecek durumda olanların tümünün tanık olarak dinlenmesine,

 

3.

Tunceli Orman İşletme Müdürlüğü ile diğer yetkili/görevli kamu kurum ve kuruluşlarına müzekkere yazılarak Tunceli ilinde 19.07.1987 tarihinden bu yana meydana gelen tüm orman yangınlarına dair evrakın istenmesine

 

4.

İlgili tüm medya kuruluşlarına müzekkere yazılarak Tunceli ilinde 19.07.1987 tarihinden bu yana meydana gelen tüm orman yangınlarına dair haber içeriklerinin istenmesine,

 

5.

Şüphelilerin tespiti ile haklarında atılı suçtan ceza davası açılmasına, karar verilmesini arz ve talep ederiz.

Saygılarımızla.

 

FATMA KALSEN

TUNCELİ BAROSU BAŞKANI

 

BARIŞ YILDIRIM

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ TUNCELİ TEMSİLCİSİ

22.11.2017 Çarşamba