TUNCELİ
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
Sonuç Bildirgesi
Tarih: 07.06.2012 23:00:00 | Okunma Sayısı: 1827 | | |
 
 

SONUÇ BİLDİRGESİ

02.06.2012 tarihinde Ankara’da toplanmış ve Dersim 1937/1938’i konuşmuş olan bizler, yaptığımız çalışmayı ve çalışmanın sonuçlarını; kamuoyuna sonuç bildirgesi olarak sunuyoruz.

21. yüzyılın tarihçileri, araştırmacıları; 20. Yüzyıla ilişkin inceleme yaptıklarında, bu yüzyıla iyimserlikle bakmayacaklardır. Çünkü 20. Yüzyılda insanlık ve uygarlık; topyekûn savaşlarla, yıkımlara uğramıştır. Savaş ve yıkımlar, insanlık ve uygarlıkta giderilmesi olanaksız yaralar açmış, kültürel mirasları da darmadağın etmiş, bunun yerine bir zenginlikte yaratmamıştır. Bu yönüyle, 21. yüzyıl tarihçileri 20. yüzyıl tarihini coşku ve şevk ile yazamayacaklardır. 

Şunu da belirtmek gerekir ki; tarih yazıcıları 20. yüzyılı yazarken, insanlık ve uygarlık tarihinde o güne kadar yer bulmayan, karşılığı olmayan kavram ve kurumların da, bu yüzyılın eseri olduğunu tespit edeceklerdir.

Ulus devlet sürecinde; dünyanın birçok ulusu, halkı, etnik ve dini topluluğu zulüm görmüş, şiddete maruz kalmış, kıyıma uğramış, katledilmiş, ulusal ve dinsel kimlikleri inkar edilerek alay edilmiş, horlanmış; bireysel ve topluluk olarak onurları ile oynanmıştır.

Dersim’ lilerde böyle bir tarihi sürecin tüm olumsuzluklarını fazlası ile yaşamışlardır. Katılımcılar da yaptıkları konuşmalarda bu durumu, kültürel, inançsal ve ırksal ‘’soykırım ‘’ olarak değerlendirmişlerdir. 

Dersim’ lilerin 1937 – 1938 yıllarında uğradıkları şiddet, kıyım, yok edilme, ayrımcılık ve onur kırıcı muameleler, sadece bu tarihlerle sınırlı kalmamış, yaşadığımız güne değin, yok sayma, ayrımcılık ve onur kırıcı muameleler devam etmiştir ve devam etmektedir. 

Dersim’liler zulme ve toplu kıyıma uğradıkları son tarihten buna yana, gerek bireyler olarak, gerekse de topluluk olarak yaşadıklarını, tüm mazlum ve mağdur topluluklar gibi belleklerine kaydetmişlerdir. Devletin tüm inkar politikalarına rağmen, bizler bu bellekten beslendik. Bu gün bireysel belleğimizi, ortak belleğe çevirme ve ortaklaşarak birlikte mücadeleyi sürdürme vazgeçilemez bir gerekliliktir.

Zulme ve toplu kıyıma uğrayan Dersim ‘liler olarak;

*Hiçbir kişi, grup veya kuruma karşı; öç alma duygusu taşımadan, şiddeti ret edip barışı savunarak, somut gerçeklerin kamuoyuna tüm çıplaklığı ile yansımasını;

 *Öncelikle Dersim ’de yapılan ve yaşatılanların insanlığa karşı suç olduğu gerçeğini;

*Dersim ’e yaşatılmış zulmün ve toplu kıyımın tüm açıklığı ile ortaya çıkarılmasını;

*Dersim ’in canlı tanıklarının anlatımlarının bir tarih arşivi olarak toplanmasını;

*Seyit Rıza, idam edilen diğer yol arkadaşları, hapishanelerde ve sürgünde ölenlerin mezar yerlerinin açıklanmasını

*Dersim ’in ‘’kayıp ve zorla alınan çocuklarının‘’ listesinin ve kimlere verildiklerinin açıklanmasını ve aileleri ile soy bağının kurulması ve sürdürülmesini;

*Dersim sürgünlerinin ve nereye sürüldüklerinin tam listesinin açıklanarak, akrabaları ile iletişimlerinin sağlanmasını;

*Dersim ’in inkar edilen, aşağılanan, horlanan Alevilik inancı ve kimliğine yönelik her türlü söz ve söylemin ayrımcılık ve nefret suçunu oluşturduğuna ilişkin yasal düzenlemelerin yapılmasını;

*Dersim ’in ve adları değiştirilen coğrafi yerlerin adlarının iadesini;

*Dersim’ de uygulanan zulmün ve toplu kıyım mağdurlarının anısına anıt yapılmasını;

*Dersim’ in toplu kıyımı için yapılmış olan yasal ve idari düzenlemelerin tamamının iptalini;

*Dersim ’in uğradığı; ekonomik, sosyal, kültürel ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve izlerinin silinmesi için, genel bütçeden pay ayrılarak; ekonomik, sosyal, kültürel projeler yolu ile mağduriyetlerin giderilmesini;

*Dersim katliamı nedeni ile devletin resmi olarak özür dilemesini;

*Ülkemizde hiçbir zaman hiç kimseye karşı; katliam ve kıyım yaşanmaması için ‘’farkındalık ‘’ yaratılması için gerekli ve zorunlu olan hukuki düzenlemelerin yapılmasını;

İSTİYORUZ.

*Bu isteklerimiz mağdur olduğumuz için değildir. Bunların demokratik bir toplumun gereği olduğunu biliyoruz. Bunlar, istemimiz olmaksızın da, devletin yapması gereken görevidir zaten. Devletin ve iktidarın görevi bununla da bitmemektedir. 

*Devletler ve İktidarlar; yeryüzünün her hangi bir coğrafyasında, rengi, dili, dini, sosyal ve siyasal inancı nedeni ile hiçbir grubun, topluluğun, halkın veya ulusun ayrımcılığa tabi tutulmaması, zulme ve kıyıma uğramaması için, var olan ulusal ve uluslararası hukuk metinlerine uymalıdır ve katliam kıyım olmaması için yeni hukuki düzenlemeler yapmalıdır. 

*Ayrıca, oluş tarihine bakılmaksızın katliam ve kıyımların her kademedeki faillerinin yargılanmasının sağlanması için, etkin başvuru yolları açılmalı ve bu kurumların uluslar arası kamuoyunu tatmin edici sonuçlara ulaşacak etkinlikte olmaları sağlanmalıdır.

Tüm bu istemlerimizi gerçekleştirmek üzere; tüm katılımcıların üyesi oldukları “DERSİM ORTAK BELLEK PLATFORMU” oluşturulmasına ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. Bu ihtiyacı gidermek üzere oluşturulacak ortak bellek platformu, Dersim 1937/1938 katliamının/kıyımının tüm yönleri ile kamuoyuna sunulması için çalışmak isteyen herkese açıktır. Çalışmalar Platform yürütmesi eliyle, alt komisyonlar kanalı ile yürütülecektir. Platform Yürütmesine, Dersim 37 / 38 ilgili, ortak bellek platformu oluşturmak üzere, söyleyecek sözü olan herkesi katacak yeni bir toplantı düzenlemek üzere, görev ve yetki verilmiştir.

Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunulur.02.06.2012

 

 

 

 

 

21.11.2017 Salı