MASKE DEMOKRATİK VE SOSYAL BİR HAKTIR
Tarih: 20.04.2020| Okunma Sayısı: 111

MASKE DEMOKRATİK VE SOSYAL BİR HAKTIR.

(Muhalefet belediyelerini etkisizleştirmek,kayyum atamak   demokrasinin reddi yoluna girmektir.)

“Her vatandaşa parasız maske dağıtılacak” denmesinin üstünden haftalar geçmesine karşın, Hükümetin “Maske dağıtımını başaramama” hamleleri devam ediyor.

T.C. kimlik numarası üstünden yapılan (Yapılamayan) dağıtım, aynı zamanda milyonlarca göçmenin ve yabancıların maske edinmesini imkansız hale getiren bir yöntem olarak da tepki görüyor.

Bu gelişmeler karşısında Cumhurbaşkanı Sözcüsü Kalın’ın yanıtı: “Biraz sabır. Tabii kolay bir şey değil 83 milyon insana bu kadar maskeyi ulaştırmak!”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, maske dağıtımı ile ilgili olarak, “Yollayın bize, sahada vatandaşımıza dağıtalım. O gün bize verselerdi bugün İstanbul’da maskesiz ev kalmamıştı” diye özetledi gelinen, daha doğrusu gelinemeyen yeri!

Bu sadece İmamoğlu’nun isteği de değil. Türkiye’nin idari yapısını az çok bilen herkes; yerel yönetimleri, sendikaları,stk, muhtarları, site yöneticilerini, apartman yöneticilerini de kapsayan bir ağ oluşturarak, halkın ihtiyacını karşılayacak bir maske dağıtımının herkese  yapılması elzem bir hal almiştır.

Mart ayı sonunda İstanbul başta olmak üzere 11 CHP’li büyükşehir belediyesinin koronavirüse karşı mücadele için başlattıkları bağış kampanyası üzerine başlayan baskılar, cuma günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yavaş hakkında soruşturma açılmasıyla yeni bir aşamaya geçti.

Ama bu arada, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Odunpazarı Belediyesi ile Antalya-Muratpaşa Belediyesinin yıllardır sürdürdükleri, yoksul ailelere sıcak yemek dağıtımı da yasaklandı.

Geçtiğimiz cuma günü ise Mersin Büyükşehir Belediyesinin yoksul ailelere ücretsiz ekmek dağıtması valilik tarafından yasaklandı. En son İstanbul-Kadıköy Belediyesi bandosunun, 23 Nisan vesilesiyle yapmayı planladığı seyircisiz konser yasaklandı.

Tabii bu arada Konya, Kayseri VD AKP’li belediyelerin bağış kampanyası düzenlemesi, bazı kentlerde AKP il ve ilçe örgütlerinin stant açıp maske dağıtması ya da bazı yandaş vakıfların, AKP örgütlerinin devletin yardımlarını kendilerinin yardımlarıymış gibi dağıtması eksik olmadı.

Türkiye’de iktidarın ucundan kıyısından tutan herkes eşitlik ilkesine aykırılık yapmaya çok hevesli olagelmiştir. Mallesef Anayasal ilkeler çignenerek te devam ediyor.

Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz sıradan Anayasaya aykırılık değildir. Bugün Corona günlerinde  bile  muhalefeti etkisizleştirerek teorik olarak bile iktidar seçeneği olmaktan çıkarma amacına yönelik  her yol mübahtır anlayışı hız kesmiyor.

Son yerel seçim, nasıl ki muhalefetin yerel seçimler üstünden iktidar olma seçeneğini canlandırmışsa, İktidar da buna karşılık  ''muhalefeti ezme”nin yolunu işaret etmiştir.

O yol da muhalefeti, kazandığı büyük şehirlerde itibarsızlaştırıp ;HDP’li belediyelerde “Kayyum atayarak”, belediye başkan ve yöneticilerini tutuklayarak yaparken; batı illerinde muhalif belediye başkanları ve yönetimleri üstündeki merkezi baskıyı artırarak, hizmet vermelerini önleyerek, belediye başkan ve yöneticileri hakkında  soruşturmalar açarak yapmak istemektedir. Tabii batıdaki belediyelere de “Kayyum atayacak” bir ortam oluşturmak için elindeki her imkanı kullanmaktadır.

Bu yüzden de; iktidarın yerel yönetimlere karşı giriştiği baskılar karşısında, muhalefet sözcülerinin bu uygulamaları, “Vatandaş bunun hesabını sandıkta soracaktır”a havale etmesi, olup bitenler ve arkasındaki gerçekleri pek de anlamadıklarını göstermektedir.Bu siyasetin konusu olup ?? fazla olan bir mevzudur.

Ancak  aşırı iyimser bir beklenti durumu ;Bazı suçlar bakımından af niteliğinde olan yeni infaz yasası düzenlemesinde ki beklenticilik ve umut yaratarak yönetme,oyalama bunun örneğidir.

Gerçek olan şudur;Gazeteciler, avukatlar, siyasetçiler, öğrenciler, çoğu yaşlı erkek ve kadınlar ve çocuklar içeridedir

Sayıları 600 civarında olan ağır hasta mahpuslar ve 1500’ü aşkın hasta mahpus da hapiste kalmaya, -koronavirüs salgını döneminde üstelik- hapiste kalmaya devam edecektir.Bu konuda umut Anayasa mahkemesinin kapısına bırakılmıştır.

Koronavirüs salgını döneminde yaklaşık 200 bin tutuklu hükümlü içerde tutulmaya devam edilecek. Türkiye’nin salgın günlerinde tutuklu hükümlü  ve onların yakınlarına verdiği yanıt bu olmuştur.

Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Bekir Kaya , Aysel Tuğluk, Mehmet Ali Bul, Doktor Selçuk Mızraklı, Doktor İdris Balüken, siyaset yaptıkları ve muhalif düşüncelere sahip oldukları için, içerideler.

İnsan Hakları Savunucusu Av. Halil İbrahim Vargün, ÇHD’nin  Genel Başkanı Av.Selçuk Kozağaçlı ,Yüzden fazla gazeteci, muhabir içeride tutuluyor.

İnfaz yasası değişiklikleri ;Cebir ve şiddet içermeyen ;ifade ve düşünceyi suç sayma iradesini ortaya koymaktadır.

Böyle bir irade,Corana günlerinde herkes can derdindeyken ;kayyum atamak  yetinmeyerek,Muhalefet belediyelerini etkisizleştirmek bağış toplamalarını kanunsuz red etmek le  demokrasinin reddine doğru yol almaktır.

 

                                        TUNCELİ  BAROSU YÖNETİM KURULU

 

 

 

 

 

 

ETKİNLİK TAKVİMİ

Calendar
Title and navigation
Title and navigation
<<<Temmuz 2020><<
Temmuz 2020
 PSÇPCCP
27293012345
286789101112
2913141516171819
3020212223242526
31272829303112
323456789

11.07.2020
AV. KENAN ÇETİN
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.